Bize Yazın info@bizimhaber.de
Anasayfa » Ekonomi » Avrupa’da Türkler Neden Hala Etkili Bir Lobi Gücü Olamıyor?
Ekonomi
27.01.2026

Avrupa’da Türkler Neden Hala Etkili Bir Lobi Gücü Olamıyor?

Biz neden ortak sorunlarda birlikte hareket edemiyoruz?

 

Gençlerimiz var.

Kalifiyeli insan kaynağımız var.

İş dünyasında, akademide, sanatta, girişimcilikte varız.

Avrupa’nın hemen her ülkesinde, hemen her sektöründe varız.

Peki o zaman asıl soru şu:

Bunca insan gücüne, bunca birikime rağmen neden profesyonel, sürdürülebilir ve etkili bir Türk lobiciliğinden söz edemiyoruz?

Avrupa’da toplumu doğrudan ilgilendiren kararlar alındığında ne yapıyoruz? Devlet yetkililerinin kendi aralarında çözüm üretmesini mi bekliyoruz? Yoksa kararlar çıktıktan sonra “geç kalmış” basın açıklamaları yapan derneklerle yetinip, olan biteni izlemekle mi yetiniyoruz?

Avrupa’ya işçi olarak gelişimizin üzerinden 50 yılı aşkın bir süre geçti. Artık sadece işçi değiliz. İşvereniz, yöneticiyiz, akademisyeniz, sanatçıyız, girişimciyiz. Avrupa yaşamının her alanındayız. Buna rağmen Avrupa’nın her ülkesinde bulunan iş insanları dernekleri, sosyal ve sektörel örgütlenmeler neden toplumu ilgilendiren konularda etki üretebilen yapılar haline gelemiyor?

Üstelik birçok derneğin tüzüğünde “lobi faaliyetleri” açıkça yazılıyken…

Sorun açık:

Varız ama dağınığız. Güçlüyüz ama bölünmüşüz. Kalabalığız ama ortak ses çıkaramıyoruz.

Binlerce dernek olmasına rağmen hala güçlü, ortak ve etkili bir sesin çıkmaması artık garipsenmesi gereken bir durumken, neden normal kabul ediliyor? Birlikte olmanın daha güçlü olacağı herkesin bildiği bir gerçekken, neden bu birlikteliği kuracak adımlar atılamıyor?

Derneklerin çoğu kamu yararı ve toplumsal fayda amacıyla kurulmuş olmasına rağmen, pratikte çoğu zaman yalnızca kendi çevresine, kendi grubuna, kendi siyasi ya da sosyal çizgisine hizmet ediyormuş izlenimi veriyor. Oysa farklı ülkelerde yaşayan toplumların kendi kültürlerini ve ortak çıkarlarını savunması kadar doğal bir hak yoktur. Ancak bu mücadele toplum adına değil de sadece “kendimiz için” yürütüldüğünde, sonuç birlik değil; ayrışma ve zayıflama oluyor.

Asıl mesele burada düğümleniyor:

Biz neden ortak sorunlarda birlikte hareket edemiyoruz?

Dünyaya baktığımızda, başka toplumların farklı ülkelerde nasıl örgütlendiğini, nasıl güçlü ağlar kurduğunu görüyoruz. Bu ağlar sayesinde hem yaşadıkları ülkelerde saygınlık kazanıyorlar hem de kendi kültürleri için etkili lobicilik yapabiliyorlar.

Bizde ise çoğu zaman “ben” egosu, sağlıklı iletişimin önünde bir duvar gibi duruyor. Empati eksikliği, sosyal ve sektörel dernekler arasındaki kopukluk, topluma da kötü bir örnek teşkil ediyor. Aynı fikre sahip olan yapılar bile birlikte hareket etmekte zorlanıyor.

Oysa başarılı toplumların ortak bir özelliği var:

Fikir ayrılıklarına rağmen, ortak hedeflerde buluşabilme becerisi.

Bugün Avrupa’nın farklı ülkelerinde binlerce Türk derneği varken, doğru bir analizle, ortak akılla ve kapsayıcı bir vizyonla hareket edebilsek; sürdürülebilir, profesyonel ve güçlü bir Türk lobisi oluşturmak hiç de hayal değil.

Artık şu soruyu ertelememeliyiz:

Dünyanın her yerinde varız ama neden hala güçlü bir lobi gücü değiliz?

Bu sorunun cevabını dürüstçe verirsek, çözüme de yaklaşırız.

Ben bunun mümkün olduğuna inanıyorum.

Ortak akılla, doğru iletişimle ve birlikte hareket etme iradesiyle, çok daha büyük işler başarabiliriz.

Çünkü gençler büyük bir güçtür.

Kalifiye insan gücü büyük bir güçtür.

Ve doğru örgütlenmiş bir toplum, bulunduğu her yerde söz sahibi olur.

Volkan Aydın

PERAKENDE  YÖNETİM DANIŞMANI

Tel/WhatsApp: 0049( 0)177 335 35 02
Bizim Haber
Bizim Berlin
Site ve Dergilerimize Reklam vermek için bizi arayın.