
DİTİB Genel Başkanı Ramazan ILIKKAN
Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla…
Zamanın hızla aktığı şu günlerde, rahmet ve mağfiret
iklimi olan Mübarek Ramazan ayına iyice yaklaşmış bulunmaktayız. 2 Şubat
Pazartesi akşamı, bizlere Ramazan-ı Şerif'in gelişini müjdeleyen, af ve
kurtuluş kapısı Berat Kandili’ni idrak etmenin derin sevincini ve huzurunu hep
birlikte yaşayacağız.
“Berat”; özü itibarıyla günahtan arınmak, manevi
yüklerden kurtulmak ve temize çıkmak demektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s),
bu müstesna zaman diliminin bizler için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu
haber vermiştir. Rahmet Elçisi Efendimiz (s.a.s), Ramazan’ın müjdecisi olan
Şaban ayının on beşinci gecesini ibadetle ihyâ etmemizi, gündüzünü ise oruçla
taçlandırmamızı tavsiye buyurmuştur.
Zira bu gece, ilahi rahmetin yeryüzüne sağanak gibi
indiği bir gecedir. Nitekim bir Hadis-i Şerif’te, o gece Rabbimizin dünya
semasına tecelli ederek şafak vaktine kadar biz kullarına şöyle nida ettiği
müjdelenmiştir: “Bağışlanma dileyen yok mu, bağışlayayım! Rızık isteyen yok mu,
rızık vereyim! Darda olan yok mu, kurtuluş vereyim! Başka isteği olan yok mu,
istediğini vereyim!”[1]
Kardeşlerim! Bu ilahi çağrı, hepimiz için eşsiz bir
kurtuluş davetidir. Rabbimizin “Yok mu af dileyen?” müjdesine nail
olabilmek için bu geceyi gafletten uzak, dua ve niyaz ile geçirmeliyiz. Ancak
unutmayalım ki; Allah’ın affına mazhar olmanın yolu, yeryüzünde birbirimizi
affetmekten, gönül almaktan ve helalleşmekten geçer.
İçinde bulunduğumuz süreçte, toplum olarak en çok ihtiyaç
duyduğumuz hasletlerin başında birlik, beraberlik ve kardeşlik gelmektedir. Bu
gece vesilesiyle; aramızdaki küslükleri, kırgınlıkları ve ayrılıkları bir
kenara bırakalım. Kardeşlik ve dostluk köprülerimizi sağlamlaştıralım.
Birbirimizin hukukuna her zamankinden daha fazla riayet ederek, “ben” değil “biz”
olma şuurunu yeniden diriltelim.
Gelin, manevi coşkunun zirveye ulaştığı bu kandil
gecesinde; ailemizle, çocuklarımızla, gençlerimizle hep birlikte Allah’ın evi
olan camilerimizde buluşalım. Aynı safta omuz omuza vererek; birlikte rükûa,
birlikte secdeye, birlikte duaya duralım. Sadece kendimiz için değil, mazlum
coğrafyalardaki kardeşlerimiz için, ülkemizin selameti ve tüm insanlığın huzuru
için ellerimizi semaya açalım.
Bu geceyi ömrümüz için bir milat kabul edelim. Sadece bu
dünyadaki sıkıntılardan değil; iman, ibadet ve güzel ahlak istikametinde
yaşayarak, mahşer gününde Rabbimizin huzurunda bizlere takdim edilecek olan “ebedi
kurtuluş beratını” alabilmek için gayret gösterelim.
Bu duygu ve düşüncelerle Berat Kandili’nizi tebrik
ediyor; bu mübarek gecenin kalplerimize huzur, hanelerimize bereket, dünyamıza
barış getirmesini ve bizleri Ramazan ayına günahlarından arınmış kullar olarak
ulaştırmasını Yüce Rabbim’den niyaz ediyorum.
Ramazan
ILIKKAN
DİTİB
Genel Başkanı