Bize Yazın info@bizimhaber.de
Anasayfa » Ekonomi » Volkan Aydın’ın kaleminden: HEDEF: Ucuz Değil, Katma Değerli Türkiye
Ekonomi
08.07.2025

Volkan Aydın’ın kaleminden: HEDEF: Ucuz Değil, Katma Değerli Türkiye

Yazarlarımızdan Perakende Yönetim Danışmanı Volkan Aydın’ın kaleme aldığı yazıyı paylaşıyoruz:


HEDEF: GELECEK

 

Katma Değerli Üretim, Markalaşma ve Zenginleşme!

 

Ekonomik güçlü ülkeler  ile Türkiye Karşılaştırması

 

Bugün dünya ekonomisinin rotasını çizen ülkelerin ortak bir aklı ve köklü bir zihniyet altyapısı vardır. İtalya, İspanya, Almanya ve diğer ekonomik açıdan güçlü ülkeler, zenginleşmenin ve sürdürülebilir kalkınmanın temelini katma değerli üretim ve markalaşma anlayışı üzerine inşa etmişlerdir.

 

Bu ülkelerin sokaklarında yürüdüğünüzde, sadece bir ürün değil; o ülkenin kültürünü, tasarım vizyonunu, kalite anlayışını ve küresel itibarını birlikte pazarladıklarını görürsünüz. Bir İtalyan deri çantası, bir Alman makinesi ya da bir İspanyol tekstil ürünü sadece bir eşya değil, o ülkenin bilgisinin, emeğinin ve vizyonunun somut bir yansımasıdır.

 

Burada mesele yalnızca üretmek değil; doğru ürün, doğru pazarlama ve sürdürülebilir kalite anlayışıyla hareket etmektir.

 

Avrupa’nın  güçlü ekonomilerinde şu dört temel ilke istisnasız şekilde işler:

 

1. Üretimde Katma Değer Önceliklidir.

 

Ham maddeyi olduğu gibi satmak yerine, bilgi, tasarım, teknoloji ve kalite eklenerek nihai ürüne dönüştürülür. Asıl kazanç, ham maddeden değil, eklenen değer zincirinden gelir.

 

2. Doğrudan Son Tüketiciye Odaklanılır.

 

Ürünün kime, nasıl ulaştığı ve pazarda nasıl algılandığı sürekli takip edilir. Marka algısı, tüketici memnuniyeti ve sadakati sürekli olarak inşa edilir.

 

3. Sektörel Dayanışma ve Kurumsallaşma Güçlüdür.

 

Sektör birlikleri siyasetten bağımsızdır; tüm kaynak ve enerji, sektörün daha karlı, rekabetçi ve itibarlı olması için harcanır. Profesyonel kadrolar, sektöre özel enstitüler ve sürekli eğitim imkânları bu yapının ayrılmaz parçasıdır.

 

4. Sürdürülebilirlik Vazgeçilmezdir.

 

Ürün kalitesi, çevre duyarlılığı, sosyal sorumluluk ve uzun vadeli strateji bir bütün olarak ele alınır. Üretim sadece bugünü değil, yarını da düşünerek şekillendirilir.

 

Peki, Türkiye’de Durum Ne?

 

Türkiye’nin potansiyeli tartışmasız büyük. Coğrafi konumu, genç nüfusu, girişimcilik ruhu ve üretim kabiliyetiyle birçok ülkeye kıyasla önemli avantajlara sahibiz. Fakat zihniyet olarak hala “ucuzculuk” ve “kısa vadeli kazanç” sarmalından tam anlamıyla çıkabilmiş değiliz.

 

Türk üreticisinin önemli bir kısmında hala şu yanlış denklem hakim:

 

“Fiyatı düşür, maliyeti kıs, rakipten ucuza sat, hızlıca pazar kap.”

 

Oysa bu denklem, kısa vadede belki geçici ciro sağlar; ancak uzun vadede ne ülkeye, ne üreticiye gerçek zenginlik kazandırır. Çünkü fiyat odaklı rekabet, kaliteyi aşındırır, markalaşmayı engeller, sürdürülebilirliği yok eder.

 

Türkiye’nin dünya pazarlarında güçlü ve itibarlı bir konuma ulaşabilmesi için ucuz iş gücü ülkesi değil, katma değer üreten ve marka yaratan bir ülke kimliğini güçlendirmesi zorunludur.

Yol Haritası: Zenginleşmenin ve Sürdürülebilir Başarının Anahtarı

 

1. Fiyat Rekabetinden, Kalite ve Katma Değer Rekabetine Geçilmeli.

 

“Ne kadar ucuza satarım?” sorusu değil, “Ürünüm ne kadar katma değer yaratır? Hangi sorunu çözer? Hangi duyguyu ve güveni besler?” sorusu sorulmalı.

 

2. Sektörel Dayanışma ve Kurumsallaşma Güçlendirilmeli.

 

Türkiye’de sektör birlikleri siyasetten tamamen arındırılmalı; liyakat esaslı, uzun vadeli vizyonla hareket eden profesyonel yapılar kurulmalı. Eğitim, inovasyon ve markalaşma yatırımları bu birliklerin asli görevi olmalıdır.

 

3. Ürün Değil, Hikaye ve Marka Satılmalı.

 

Tıpkı İtalya’nın modada, Almanya’nın teknolojide, İspanya’nın tasarımda yaptığı gibi, Türk ürünleri de sadece bir eşya değil; o ürünle birlikte kültür, kalite ve özgüven taşımalı.

 

4. Sürdürülebilirlik Vazgeçilmez Bir İlke Haline Getirilmeli.

 

Çevresel ve ekonomik sürdürülebilirlik sadece bir trend değil, uzun vadeli rekabet gücünün ve marka itibarının temel taşıdır.

 

5. Zihniyet Değişimi Şart.

 

“Bugünü kurtarayım, ucuza kapatayım” anlayışı terk edilmeli. Bunun yerine, “Kalıcı değer yaratayım, dünya markası olayım” vizyonu inşa edilmeli.

 

Hedef Gelecek, Yol Katma Değer

 

Türkiye, sahip olduğu potansiyeli gerçek zenginliğe ve dünya pazarlarında itibarlı bir konuma dönüştürmek istiyorsa; İtalya’nın tasarım vizyonundan, Almanya’nın kalite disiplininden ve İspanya’nın marka gücünden ders çıkarmalıdır.

 

Ucuzculuk değil, katma değer…

Günü kurtarmak değil, sürdürülebilir kalkınma…

Bireysel çıkar değil, sektörel ve ulusal zenginlik hedeflenmelidir.

 

Unutulmamalıdır ki, gerçek zenginlik yalnızca parayla değil; üretilen bilgi, yaratılan marka ve korunan itibar ile ölçülür.

Türk üreticisinin, girişimcisinin ve karar vericisinin yeni nesil başarıyı bu çerçevede inşa etmesi artık bir tercih değil, ülke geleceği adına kaçınılmaz bir zorunluluktur.

 

Bizim Haber
Bizim Berlin
Site ve Dergilerimize Reklam vermek için bizi arayın.