Wushunun ‘altın ailesi’: Akyüzler

Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonu Başkan Vekili baba Abdurrahman Akyüz ve milli takım antrenörü anne Fatma Akyüz, Türkiye’yi wushuda başarıyla temsil etmek için mücadele veriyor.

Kendileri sporcu olduğu için salonlarda büyüyen çocuklarından 22 yaşındaki Elif, şu ana kadar 7 kez dünya şampiyonu, 6 kez dünya ikincisi, bir kez de gençlik olimpiyatlarında ikinci oldu. Necmettin Erbakan (17) 5, Zeynep (19) 4, Ayşe Sude (11) ise 2 dünya şampiyonluğu elde etti.

Wushunun gelişmesi için ailecek mücadele eden Akyüzler, hem Türkiye’yi başarıyla temsil etmenin gurur ve mutluluğunu yaşıyor hem de “sporcu aile” örneğini en güzel şekilde ortaya koyuyor.

Abdurrahman Akyüz: Ailemizde wushu yapmayan olamaz

Baba Abdurrahman Akyüz, yaptığı açıklamada, Uzak Doğu sporları filmlerinden etkilenerek spora başladığını söyledi.

Akyüz, 1993’te Malezya’da yapılan Dünya Şampiyonası’na Türkiye adına ilk kez kendilerinin katıldığını, burada dünya ikincisi olduğunu dile getirerek, 2006 yılında Türkiye Wushu Kung Fu Federasyonunun kurulduğunu anlattı.

Federasyon kurulduktan sonra genel başkanlık, asbaşkanlık gibi görevlerde de bulunduğunu aktaran Akyüz, “Wushu kung fu sporunun, dünyanın en faydalı sporu olduğuna inanıyoruz. Toplumun her kesimindeki insanların yapması gereken bir spor. Wushu kung fu sporuna tutulduk, bir nevi aşık olduk, gerekliliğine inandık. Federasyonu devraldığımız zaman ciddi bir faaliyeti yoktu. O günden bu yana bu sporun hem Türkiye hem de dünyada gelişmesi için öncülük yaptık. Sadece bir spor olarak değil aynı zamanda bir yaşam tarzı. İnsanın hayatında birçok şeye etki ediyor. Bunun için her yönüyle büyük faaliyetler yaptık, wushu gelişti ve bir aile sporu oldu.” diye konuştu.

Akyüz, ailecek bu sporu yapanlardan olduklarını ifade ederek, çocuklarının salonlarda büyüdüğünü ve onların da bir şekilde wushuya başladığını anlattı.

Başarıların, şampiyonlukların yıllar içinde geldiğine değinen Akyüz, “Artık wushu, ailemizin yaşam tarzı. Wushusuz olmaz. Ailemizde wushu yapmayan olamaz.” şeklinde konuştu.
Fatma Akyüz: Halıların tozunda büyüdüler

Milli takım antrenörü anne Fatma Akyüz, sporun içinde bir evlilik hayatlarının olduğunu söyledi.

Çocuklarının salonlarda küçük çantaların, pusetlerin, ringlerin içinde, halıların tozunda büyüdüğünü dile getiren anne Akyüz, “Çin’deki hocalar ‘Araştırdık sizin gibi bir aile yok. Yani 4 kardeş, 4’ü dünya şampiyonu, anne, baba sporcu. Dünyada eşiniz, benzeriniz yok, aslında Türkiye sizin kıymetinizi bilmiyor.’ diyorlar.” ifadelerini kullandı.

Fatma Akyüz, sporun içinden geldikleri için çocuklarından beklentilerinin fazla olduğunu belirterek, “Wushu, bir aile sporu. Bir örnek teşkil ediyoruz. Bir sporun ailecek nasıl yapıldığını çok net bir şekilde gösteriyoruz. Anne ve babanın işin başında olması çocukların daha başarılı olmasını sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Elif Akyüz: Sporun içinde doğdu

Milli sporcu Elif Akyüz, sporun içinde doğduğunu, çocukluğundan beri salonlarda antrenman yaptığını, wushu için mücadele ettiğini söyledi.

Anne ve babasının bu sporu daha iyi yapabilmeleri için mücadele ettiğini aktaran Elif, “Daha iyi bir eğitim alabilmemiz için babam Çin’e götürdü. 2009’dan beri Çin’e gidip geliyoruz, sürekli çalışıyoruz, kamplardayız. Annem ve babam Türkiye’yi daha iyi temsil edebilmemiz için bizi destekliyor, zorluyor. Ailecek yaptığımız için hem başarılı oluyoruz hem de mutlu bir şekilde yapıyoruz.” şeklinde görüş belirtti.

Necmetin Erbakan Akyüz: İdolüm ablam Elif Akyüz

Necmettin Erbakan Akyüz, salonlarda büyüdüğünü, idolünün ablası Elif Akyüz olduğunu dile getirdi.

Kendi olimpiyatlarını düzenleyen wushuda altın madalya almayı ve dünya şampiyonluklarını çoğaltmayı hedeflediğini kaydeden Necmettin, “İstiklal Marşı’nı okutmam çok gurur verici. Son dünya şampiyonu olduğum zaman Türkiye’nin ekonomik sıkıntılar çektiği, ABD’nin ambargo uyguladığı dönemde, 7 ABD’linin bulunduğu grubumdan birinci çıktım ve yeniden Türk’ün gücünü göstermiş oldum. Bu, bana çok gurur verdi.” ifadelerini kullandı.

Ailenin en küçük üyesi Ayşe Sude Akyüz ise wushu sporuna bir yaşındayken başladığını belirterek, “Annem ve babam sayesinde bunca şeyleri başardım. Onlar olmasaydı hiçbir şey yapamazdım. İki dünya şampiyonluğum var. Sporda hedefim, olimpiyat şampiyonu olmak. Meslek olarak da beyin cerrahı olmak istiyorum.” diye konuştu.

Bir cevap yazın