Naftalin kokan sandıklardan çıkan eşyalar geleneksel ‘Oynar bebeğe’ dönüşüyor

Kayseri’nin Bünyan ilçesinde, eski dönemlerde çocuklar için atıl eşyaların bir araya getirilmesiyle tahtadan yapılan “Oynar bebek”, kadınların elinde yeniden hayat buluyor.

Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ve İŞKUR iş birliğinde düzenlenen oyuncak bebek yapım kursuna katılan 18 kadın, çocukken oynadıkları ve tarihi 100 yıl öncesine uzanan oynar bebeği yapmak için bir araya geldi.

Günde 30 lira ücret alan, hem ev ekonomilerine katkı sağlayan hem de geleneksel oyuncaklarını yapmanın mutluluğunu yaşayan kadınlar, kursun tamamlanmasıyla gelir kapısı elde edecek.

Bünyan Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü usta öğretici Hülya Öztürk, yöre kadınlarının kursa ilgi gösterdiğini söyledi.

İlçeye özgü oynar bebeğin yeniden hayat bulmasına katkı sunduklarını vurgulayan Öztürk, şunları kaydetti: “Eskiden çocuklar için fazla oyuncak yokmuş, aile bireyleri de bu oyuncağı yapmış. Burada oyuncak yaparken, kıyafet dikerken malzemeleri kursiyerlerimiz evlerinden getirdiler. Bu oyuncakların kumaşları naftalin kokuyor. Hepsi sandıklardan çıktı. Onlar da eski kumaşlar, boncuklar, oyalar, evlerinde olan ve kullanmadıkları malzemeleri getirdiler, biz de bu kursta bunları değerlendirdik.”

Öztürk, bebeğin gövdesine bağlanan ip çekildiğinde kolları hareket ettiği için oynar bebek adıyla anıldığını dile getirdi.

Oyuncağın adını duyurmayı, kursa katılanlara gelir kapısı açmayı amaçladıklarını vurgulayan Öztürk, bu sayede 100 yıllık geleneği de yaşatacaklarını kaydetti.

“Bebeğin çantası kayınvalidemin kilimiydi”

Geleneksel bebeğin geçmişiyle ilgili araştırma yapan ve Bünyan Fen Lisesi’nde edebiyat öğretmeni olan İsmail Solak ise Bünyan’ın yerleşmiş bir Yörük Türkmen kültürüne sahip olduğunu, halkın bir dönem halıcılıkla geçimini sağladığını ifade etti.

Oyuncağın özelliklerinden bahseden Solak, “Eski dönemlerde anneler çocuklarına oyuncak yapmak için evde kalan artık malzemeden halı iplerinden ve basit çatal ağaçlardan ürettikleri bir bebek bu. Oynar bebek denilmesinin nedeni de bebeğin içerisinden geçirilen bir iple kollarının oynuyor olması. Günümüzde hatırlayan çok yoktu bu bebeği. Bu oyuncağı yaşlılardan öğrendiğimiz kadarıyla en geleneksel şekliyle yapıp ortaya çıkartmaya çalıştık.” dedi.

Kursiyerlerden Yasemin Demirbağ da küçükken oynadıkları oyuncağı tekrar hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi.

Kursiyer 52 yaşındaki Nadir Oğuz da çocukluğunda bu bebeklerle oynadığını anlattı.

Sandıktan atıl olan ipleri ve kumaşları çıkarttıklarını belirten Oğuz, “Yaptığım bebeğin çantası kayınvalidemin kilimiydi. Kayınvalidemin anısını da yaşatıyorum.” dedi.

Hamiyet Erkoç ise eski kumaşları değerlendirerek oyuncak yaptıklarını, evde boş oturmaktansa vakitlerini kursta değerlendirdiklerini aktardı.

Asiye Mutlu da Bünyan’ın kültürel bir değeri olan oynar bebeğin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunma adına kursa katıldığını kaydetti.

Bir cevap yazın