İNSANLIK ADINA BİR ÇAĞRI

 

İNSANLIK ADINA BİR ÇAĞRI

Değerli Dostlar, bu yazımla sizleri içinde bulunduğum umutsuz durumum hakkında bilgilendirmek ve sizlerin yardımlarınızı istemek amacıyla yazıyorum. Lütfen bu yazımı sonuna kadar okurmusunuz! İlginiz ve ayırdığınız zaman için teşekkür ederim.

 

Benim adım Arpat Abdüshkür Doğu Türkistan‘dan geliyorum. Uygur kökenliyim. 8 seneden beri Almanya‘da mülteci sıfatıyla , eşim ve iki çocuğumla birlikte yaşamaktayım. Alman devletinin bizlere sağladığı bu olanaktan dolayı kendilerine müteşekkirim. 30 yaşındayım ve ailemi geçindirebilmek için çalışmaktayım. Yani sizler gibi yaşamını sürdürmeye çalışan bir insanım. Ne terörle nede teröristlerle hiç bir ilişkim yoktur ve olmamıştır. Teröre tamamen karşıyım. Ancak kendi ülkemi, Annemi, Babamı, iki kardeşimi, tüm arkadaş ve dostlarımı bırakıp buralara gelmek zorunda bırakıldım. Gönlüm isterdiki kendi ülkemde huzur ve güven içerisinde kendi topraklarımda, kendi insanlarımla birlikte yaşayabileyim. Benim gibi binlerce Uygur vatanını can güvenliğinden dolayı terk etmek zorunda bırakılan, Çin Devletinin bizlere uyguladığı baskılardan, asümüle girişimlerinden yani zulümden kaçıp tüm dünyaya yayılmış binlerce Uygur kökenli insan bulunmaktadır.

 

1949 yılında ülkemiz Çin devleti tarafından işgal edildi. 2017 senesine kadar özerk bölge olarak yönetilmekteyken Çin devletinin baskıları son derece artarak bölgemiz adeta bir hapishaneye çevrilmiştir. Bölgenin Çin nüfusunu arttirabilmek için büyük miktarlarda para desteği verilmekte, kızlarımız çinlilerle evlenmeye zorlanmakta hatta evlerimize Çinli erkekler yerleştirilerek bunlarla yaşamaya zorlanmaktayız. Bunlar yetmezmiş gibi soydaslarımız evlerinden alınıp götürülmekte, akibetleri ise bir senedir tamamen meçhul kalmaktadir.

Camiye gidenlere sokak ortasında saldırılmakta, şiddetli asümüle girişimlerine maruz kalmaktayız. Burada öncelikle sizlere kendi ailem den bahsetmek istiyorum. Zira Kasım 2017’den beri ailemin hiç bir ferdiyle görüşemiyorum. Babam ve erkek kardeşimin toplama Kampında olduğu haberini aldım. annem ve kız kardeşimin nerede oldukları hakkında hiç bir bilgi alamamaktayim. Hatta hayatta olup olmadıkları hakkında dahi hiç bir bilgim yok. Çeşitli yolları ve yöntemleri denememe rağmen ailemden bilgi alamıyorum.

Annem; Abuduxukür Maerhaba, 01.10.1966 doğumlu, ev hanımı.

Babam, Maimaitijiang Abdüshkür,17.04.1960 doğumlu, tüccar.

Oğlan kardeşim, Yierfan Abdüshkür, 28.02.1992 doğumlu, Xinjiang Universitesi Mimarlık Fakültesi mezunu ve

Kız kardeşim Negeri Abdüshkür, 26.06.1994 doğumlu, Xinjiang Pedagoji Üniversitesi mezunu.

Kendilerinin 27 Kasım 2017 tarihinden evlerinden alınıp götürüldükleri haberi ile birlikte tüm mal varlıklarına el konulduğunu öğrendik. Babam ticaretle uğraşan biri olduğundan yaklasik 1,5 milyon USD‘rın üzerinde olan servetine de el konuldugu haberini dolayli yollardan almis bulunuyorum. Cep telefonlarına yapılan aramalara ise; „bu numara kullanılmamaktadır“ cevabı alınmaktayım. Böylece Çin Devleti, diğer haklar gibi evrensel bir hak olan haberleşme özgürlüğümüzü de elimizden almıştır.

Aile ferdlerimin Öz geçmişlerini bu mektubumun sonuna ekliyeceğim. Adres, cep telefonu numaralarını ve resimlerini tüm kamuoyuna duyurarak bulunabilmelerini sağlamayı hedefliyorum.

Zira Çin devleti tüm taleplerimizi redettiğ gibi hakkımızda karalamalar yapmakta, hepimizi terörist ilan etmekte veya bölgede hiç bir sorunun olmadığını herkesin barış ve huzur içerisinde yaşadığını hatta bölgenin kalkındığını yaymaktadır. Oysa tüm dünya medyaları konu hakkında yaptığı haber veya ropörtajlarla durumun ne kadar vahim olduğunu anlatmaya çalışıyor. Yine yazımın sonunda bu tür haber ve bilgi kaynaklarını sizlerle paylaşacağım.

Sizlerin vicdalarınıza seslenerek rica ettiğim, beklediğim; bu konuyu bulunduğunuz her yere, her mevkiye ve her merciye taşımanız, konuşup anlatmanız. Tanıdığınız, görüştügünüz herkese bu haberi yaymanız, konuyu gündeme getirmeniz. Bu yolla kamuoyu yaratılmasında aktif rol almanızı rica ediyorum. Camilerde, İşyerlerinde sokakda nerede olursa olsun bizim için ve ailemin bulunabilmesi icin girişimde bulunmanız, sosyal medyada paylaşmanız ve kısacası tüm toplumu bu konuda konuşmaya, düşünmeye davet etmeniz, sizlerden bekledigim tek şeydir.

Ailemin ve tüm kayıp Uygurların bulunmasında direk olarak sonuç vermese de konunun güncelleştirilmesi mümkün olduğu kadar çok insan tarafindan paylaşılması, halk tarafindan bir baskı yaratması tek beklentimdir.

Zaman ayırıp mektubumu okuduğunuz için hepinize çok teşekkür ederim.

Hepniziden Allah razı olsun! Ebedi hak yerini bulacaktır.

Saygı ve Selamlarımla Arpat Abdüshkür

Bir cevap yazın